"Bırak üç-beş fahişe kendine yazık etsin, sen yine FATİHLER doğurmaya namzetsin!"

Devlet Bey'in Açılım Metninden Bir Kesit

17/11/2009 ·

 

''Bu vatan, bundan bin yıl önce gerçek sahibini bulmuştur. Aradan geçen on asır, bu coğrafyadan tarihe damgasını vurmuş bir büyük milleti ortaya çıkarmıştır. Bunun adı Türk milletidir. Bu iftihar ettiğimiz beşeri varlık, köklerin, kökenlerin, dillerin, mezheplerin üstünde bir maddi ve manevi bağ ile birleşmiştir. Bizleri bir araya getiren, acılarımız, anılarımız, zaferlerimiz, hüzünlerimiz ve coşkularımız olmuştur.

Her çekilen halay, her dövülen davul, her buluşulan düğün, her açılan duvak, her doğan çocuk, her sallanan beşik, her tüten ocak, her can veren şehit bizi bir millet yapmıştır. Bin uzun yılda kız alıp vermiş, fetihlere katılmış, işgale direnmiş, vatanı kurtarmış, birlikte üzülmüş, sevinmiş, ağlamış ve gülmüştür. En önemlisi de evlatlarımız bu değerler uğruna şehit düşmüştür. Tekraren ilan ediyorum: Bizi bugüne getiren kökenimiz, doğduğumuz yer, muhterem anamızın dili, ruhumuzu teslim ettiğimiz inancımız ve mezhebimiz ne olursa olsun, bizim adımız TÜRK milletidir.''

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bayraklarımız

1/11/2009 ·

                   

Yorum (yok) Yorum yaz!

Türklüğün Kanayan Yarası Doğu Türkistan

8/7/2009 ·


Tarih boyunca Türk milleti dünyanın neredeyse her bölgesinde devletler kurmuştur. Büyük bir çam ağacının kozalakları olarak nitelendirebileceğimiz bu devletlerden biri de bugünkü Çin sınırları içerisinde Doğu Türkistan coğrafyasındaki Uygur Devleti’dir. Yerleşik yaşamı benimseyerek Türk tarihinde büyük izler bırakan bu devlet birçok özelliğiyle dünya medeniyetine de katkıda bulunmuştur. Her ne kadar resmi tarih Çin’i gösterse de; kâğıt, matbaa, pusula, barut gibi önemli icatlar bu Türk devleti tarafından bulunup, kullanılmış olduğunu biliyoruz. Öyle ki tarih boyunca savaşmadan bir şeyler elde etmek hususunda çok yetenekli olan Çin, bu büyük uygarlığa da birçok defa siyasi suikastlar düzenlemiş, Uygur Devleti’nin birliğini yıkmak için uzun gayretler sarf etmiştir.  Bu gayretleri Uygurları yıkmaya yetmemiştir.

Yine tarihin Türklere cilvesi olarak İki Türk devleti Asya’ya sığmamış ve bir devletin yıkılması şart olmuştur. Tarihin bu cilvesini Uygurlar kaybetmiş ve bu büyük çamın bir kozalağı olarak yıkılmıştır.

İşte böyle büyük bir devlet tarihteki miadını doldurup yıkıldığı vakit, bir akbabanın avının ölmesini beklediği gibi Türk düşmanları da bunu fırsat bilerek bölgeyi hâkimiyetleri altına aldılar. Özellikle Çin Devleti; bölgede uzun yıllar direnişle karşılaşmasına rağmen baskı ve şiddetle buradaki vatandaşlarımızın yaşam haklarını ellerinden aldı. Zira Çin’de komünist ihtilal yaşandıktan sonra insanın en temel hakkı olan yaşama hakkı tamamen yok oldu.

Bugün gördüğümüz kadarıyla yine yıllar öncesindeki vahşilik devam etmektedir. Geçtiğimiz günde yüce Türklüğün vazgeçilmez şehri, Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de 140 Türk hunharca katledilmiştir. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Türk’ün burnunun kanaması yüreklerimizi dağlamaktadır. Yüreklerimiz aldığımız bu kara haberden sonra tarifi imkânsız bir acıyla kavrulmuştur.

Emperyalist emeller uğruna burada ölüm gün geçtikçe artmaktadır. Doğu Türkistan Türkleri, üzerlerinde nükleer denemeler yapılan, yeni silahların ve savaş teknolojilerinin denendiği birer denek topluluğu haline getirilmektedir. Diğer bir Türk devleti olarak Türkiye aleyhine açılan bütün davalarda, Türkiye’yi haksız bulan AİHM ve dünya kamuoyu Türklere yapılan bu işkencelere her zaman olduğu gibi gözlerini yummaktadır. Doğu Türkistan’daki ırkdaşlarımız katledilirken, her gün değişik bir silahın denenmesinde kullanılırken; mevcut iktidar sahiplerinin ekonomik ilişkilerin bozulmaması uğruna hiçbir şekilde tepki göstermemesi de içimizi yakan diğer bir durumdur. Sadece devlet nezdinde kalmamakla beraber;  Türk kamuoyu beyinleri satılmış aydınlar tarafından da uyutulmakta ve bu konuda duyarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Her fırsatta insan hakları ve barış sözcüklerini ağızlarından düşürmeyen; Vietnam’da ölen komünistlere ağıtlar yakan insanlar, Doğu Türkistan’da katledilen Türkler için seslerini çıkarmamaktadırlar. İşte Türklüğü bir kenara itip küreselleşen bu düşünce yapısı Vietnamlı komünistlere şehit, Doğu Türkistan’daki Müslüman Türklere ise terörist demektedirler.

Fakat öyle insanlar var ki burada öldürülen her Türk için Müslüman Türklük adına çırpınan kalplerinden bir damla daha kan akıtmaktadırlar. Türklüğün gözyaşı Çin’i elbet bir gün boğacaktır. Bu inanç ve düşüncelerle ölen mücahitlerimize Allah’tan rahmet, bütün Türk Dünyasına ise sabır diliyorum. Güneşin bizim topraklarımız üzerinden doğacağı günün hasretiyle hepinizi Allah’a emanet ediyorum.

                                                                 Olcay KILAVUZ

Yorum (2) Yorum yaz!

Doğu Türkistan!

6/7/2009 ·

               


5 Temmuz günü Urumci'de meydana gelen olaylardan sonra Çin Doğu Türkistan ile olan bütün bağlantı kanallarını bloke etti. Dün geceden bu ana kadar Doğu Türkista'a ulaşmak ve haber almak mümkün değil.
Telefon ve internet ile ulaşım kapatılmış durumda. Barışçıl bir protesto eylemini katliama dönüştüren Çin'in, dünyadan izole ettiği Doğu Türkistan'a nasıl bir uygulama yaptığı konusunda haber kaynakları kapanmıştır. Yaşanan bu büyük olaylardan sonra, Urumçi ve diğer şehirlerdeki durum hakkında endişe etmekteyiz.
Özellikle tarihi Kaşgar şehrinde bugün için planlanan protesto gösterisi endişelerimizi arttırmaktadır. Bağımsız hiç bir haber kuruluşunun faaliyetine izin verilmeyen Doğu Türkistan'da Çin katliamlarını gizlemek için teknolojiden yararlamaktadır.


               

BASIN BİLDİRİSİ

Urümçi’de 5 Temmuz Pazar günü yapılan protesto gösterisinde çıkan olaylarda yüzlerce Doğu Türkistanlı şehit edildi.
26 Haziran günü Shaoguan’daki bir oyuncak fabrikasında çıkan olaylarda 12 Uygur’un katledilmesini protesto etmek için Doğu Türkistan’ın başkenti Urümçi’de binlerce Doğu Türkistanlı protesto gösterisi düzenledi. Pazar günü saat 14:30 da Halk Meydan’ında toplananların çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşuyordu. Amaçları, mecburi olarak çalıştırılmak üzere Çin’e götürülen Doğu Türkistanlıların uğradığı vahşeti protesto etmekti.
Ancak Çin’in kanlı elleri bir daha devreye girerek, yüzlerce Doğu Türkistanlının ölümüne ve yaralanmasına sebep oldu. Reuters haber ajansının Çin kaynaklarına dayanarak verdiği bilgilere göre 140 kişi hayatını kaybetti ve 816 kişi yaralandı.
Yaşanan vahşeti ve Doğu Türkistanlıların katledilmesini protesto için düzenlenen gösteriler Çin güvenlik güçlerince ağır şekilde bastırılmak istendi. Dünyaya kapattığı Doğu Türkistan’da halkın hak arayışına izin vermeyen Çin, bu tutumu ile vahşi yüzünü bir daha ortaya koydu. Gösteri için toplanan binlerce kişi üzerine doğrudan ateş açılarak katliam yapılmıştır. Halka gözdağı vermek maksadı ile bu kadar kanlı bir müdahaleye girişen Çin hükümeti bundan sonrada Doğu Türkistan’da terör estirecektir. Tecrübelerimize dayanarak, Çin’in bu gelişmeleri kullanarak tüm Doğu Türkistan halkı üzerinde bir baskı oluşturacağını söyleyebiliriz. Nitekim olayların hemen ardından Urümçi’de geniş çaplı operasyonlar başlamış, binlerce kişi gözaltına alınmıştır.
Haber ajanslarının Çin kaynaklarına dayanarak verdikleri haberlere göre 140 olan ölü sayısının gerçekte çok daha yüksek olduğundan endişe etmekteyiz. Elimize ulaşan haberlerde sokakların savaş alanına döndüğü, her yerde cesetlerin olduğu bilgisi vardır. Çin eski alışkanlıklarının aksine böyle bir olaydan sonra bu şekilde açıklamalar yaparak bundan sonra yapacakları için dünya kamuoyunun gözünü boyamak istemektedir. Doğu Türkistanlıları katletmek için bu olayları ve rakamları koz olarak kullanacaktır.
Sayın Devlet Bahçeli’nin başbakan yardımcılığı döneminde Doğu Türkistan’ı ziyaretinden sonra Kaşgar’da binlerce tarihi kitap yakılmış ve üniversitelerde Uygurca tamamen yasaklanmıştı. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün Çin ve Urümçi ziyaretlerinden sonra bu olayların patlak vermesi tesadüf değildir. Çin her yöndeki gelişmeyi, kendi çıkarları için kullanıyor. Toplanan kalabalığın üstüne ateş açarak yüzlerce kişinin ölümüne sebep olduktan sonra, kendini mazlum gösterme çabasındadır. Şu anda tüm dünyada yayınlanan haberler tek taraflıdır. Çin resmi haber ajansı Şinhua tarafından yayınlanan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Çin resmi haber ajansının haberlerine dayanarak olayları incelemek gerçek resmi görmemizi engelleyecektir. Şu anda Doğu Türkistan’da yaşananlar ile ilgili olarak hiçbir bağımsız haber kaynağının bilgi vermemesi endişeleri arttırmaktadır. Gizlice çekilen ve internet aracılığı ile dünyaya duyurulan görüntüler Urümçi’de yaşanan vahşetin boyutlarını gözler önüne sermektedir. Bunun yanında olayların duyulması üzerine, Doğu Türkistan ile olan tüm bağlantılar kesilmiştir. Ne telefon ne de internet üzerinden iletişim kurulamamaktadır. Dün başlayan olayların ve Urümçi’nin durumu bilinmemektedir.
Yıllarca Doğu Türkistan’da yaşananları, yaşanan zulmü, insan hakları ihlallerini dile getirdik. Doğu Türkistan’daki gerginliği ve meydana getirebileceği sonuçlar hakkında uyardık. Geldiğimiz durumda yüzlerce ölü, binlerce yaralı var. Bugün yani 06 Temmuz günü Kaşgar ve Gulca gibi büyük şehirler başta olmak üzere diğer şehirlerde de gösteriler düzenlenecektir. Bu protesto gösterilerinde Çinlilerin katliamlarını arttıracağından endişelenmekteyiz.
Katliamı nefretle ve şiddetle kınıyoruz. Uluslar arası örgütleri, devletleri ve sivil toplum örgütlerini yaşan vahşetin engellenmesi için harekete geçmeye çağırıyoruz.
Şehitlerimizin ruhu şad olsun.
7 temmuz Salı günü saat 14:00 de Ankara Çin Büyükelçiliği önünde protesto eylemi düzenlenecektir. Doğu Türkistan’ın sesinin duyurulabilmesi için katkılarınızı ve katılımlarınızı bekliyoruz.

Seyit TÜMTÜRK
Genel Başkan Tel : 532 402 64 92

Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki ::